Mal ve Hizmetler
Ulusal ekonomi bir ülkenin mal ve hizmet üretiminden oluşur. Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) ABD’deki iş gücü ve mülkiyet tarafından üretilen bu çıktıyı ölçer.
Çalışanlar mal ve hizmet üretmek için sermayeyi ve doğal kaynakları kullanırlar. Doğal kaynaklar gezegenimiz Dünya'nın sağladığı kaynaklardır: hava, su, ağaçlar, kömür, toprak.
Sermaye fiziksel sermayeden oluşur: aletler, makineler, teknoloji (yüksek ve düşük). Zihinsel sermayeyi kapsar: telif hakları, patentler, ticari markalar. İnsan sermayesini kapsar: eğitim, beceriler, deneyim.
ABD’deki doğal kaynakların çoğu mülkiyeti özel olarak bireylere ya da şirketlere ait olan ya da ulusal ve eyalet düzeyinde devletten kiralanan arazilerden sağlanır. Devlet doğa kaynakların kullanılması konusunda, kirliliğin kontrolü gibi, kurallar koyar.
ABD, petrol dahil olmak üzere, bazılarında üretim zirve noktasını aşmış olsa da mineral kaynaklar açısından zengindir. Verimli topraklara ve ılımlı bir iklime sahiptir. Atlantik ve Pasifik okyanuslarında ve Meksika Körfezinde geniş kıyıları bulunmaktadır. Kıta boyunca uzanan nehirler ve Kanada sınırındaki beş Büyük Göl ek gemi trafiğine olanak sağlar. Geniş su yolları, demir yolları, otoyollar ve hava taşımacılığı 50 farklı eyaleti tek bir ekonomik birim olarak bir araya getirir.
Bireyler ve şirketler ABD teknolojisinin ve diğer fiziksel sermayenin çoğuna sahiptir. ABD ekonomisi özellikle son 10 yıldan uzun süredir verimlilikte büyük kazanımların önünü açan enformasyon teknolojisinde ileridir. Devlet sermayenin alımı, satımı ve kullanımı konusunda kurallar koyar.
Bireyler, şirketler, üniversiteler ve diğer araştırma kurumları zihinsel mülkiyete sahiptir. Patentli tasarımların yanında telif hakları ABD’ye ait olan film, müzik CD’lerinin ve yazılımların dünya çapındaki hırsızlığı yıllık milyarlarca dolar olarak hesaplanmaktadır.
ABD 1863’te İç Savaş sırasında köleliği kaldırdığından beri tüm ABD çalışanları kendi iş güçlerine sahiptirler ve işverenlere ücret karşılığında satmakta ya da kendi işleri için çalışmakta özgürdürler. Devlet çalışanları çalıştırma ya da işe alma konusunda kurallar koyar.
Mal ve hizmet üretmek için işyeri yöneticileri pazardan gelen işaretlere göre işgücünü, sermayeyi ve doğal kaynakları organize eder ve yönlendirirler. Geleneksel işyeri yapısında yönetim yukarıdan aşağıya bir komut zinciriyle çalışır. Örneğin tipik bir fabrikada yetki tüm işyerini verimli biçimde çalıştırmayı amaçlayan genel müdürden daha alt düzey yöneticilere işçilerin başındaki ustabaşına doğru akar.
Bazı işyerlerinde, özellikle becerili çalışanların ürünleri hızla geliştirdiği, değiştirdiği ve uyarladığı ileri teknoloji endüstrilerde daha esnek bir organizasyon modeli kullanılır. Bu şirketler yöneticilerin sayısını azaltarak ve çalışanların disiplinlerarası ekiplerine daha çok yetki vererek organizasyonlarını “tabana yaymışlardır.” Genellikle ekipler bir projeyi yerine getirmek için bir araya gelir ve proje tamamlandığında ekip üyeleri başka ekiplerle yeni projelerde çalışmak üzere dağılırlar.
Peki ABD ekonomisi gerçekte ne üretir?
|