ABD Dış İşleri Bakanlığı - Yayınlar
jump over navigation bar
 
 
  
USINFO > Yayınlar
 
İÇİNDEKİLER
Giriş
Bölüm
Amerika’nın İlk ve Kolonileşme Dönemleri
2. Bölüm
Demokratik Kökenler ve Devrim Sonrası Yazarları
3. Bölüm
Romantik Dönem, Deneme Yazarları ve Şairler
4. Bölüm
Romantik Dönem, Kurgu
5. Bölüm
Gerçekçilik Akımının Doğuşu
6. Bölüm
Modernizm ve Deneycilik
7. Bölüm
Bireyin Doğuşu
Bölüm 1 | Bölüm 2
ÖZEL VİDEOLAR
ses ikonuSes Klibi
 
 
ara çubuğu
Genel Hatlarıyla Amerikan Edebiyatı

Genel Hatlarıyla Amerikan Edebiyatı: 7. Bölüm, devam .....

 

John Updike
John Updike (©AP Images)

John Updike (1932- )

Tıpkı Cheever gibi Updike da kentlerden seçtiği mekânları, yerel temaları, eserlerinde yansıttığı can sıkıntısı ve efkâr gibi duyguları ve özellikle Massachusetts ve Pennsylvania gibi ABD’nin doğu kıyı şeridindeki kurgusal mekânlarıyla üslûp yazarı olarak anılmaktadır.

Updike’ın en ünlü eseri beş kitaptan oluşan Rabbit serisidir; seride, Amerika’nın kırk yılı kapsayan sosyal ve siyasi tarihi boyunca “Rabbit” lakaplı Harry Angstrom’un varlığının gel-gitleri anlatılır. Rabbit, Run (Rabbit Koş) (1960), amaçsız ve sevgisiz bir genç koca olan Angstrom’un hayatı ışığında 1950’li yılların yansıtılmasıdır.. Rabbit Redux (Rabbit’in Dirilişi) (1971) 1960’ların karşı kültürne ışık tutar; bu kitapta Angstrom hâlâ bir hedefi veya amacı olmayan, banal olandan kaçış yolunu bulamamış bir adam olarak çıkar karşımıza... Rabbit Is Rich (Zengin Rabbit) (1981) adlı kitapta, Vietnam döneminin geride bırakılmasıyla Harry’nin 1970’li yıllarda zengin bir iş adamı oluşu anlatılır.. Serinin son romanı Rabbit at Rest (Rabbit İstirahata Çekildi) (1990) ise, 1980’li yılların ışığında, Angstrom'un kalp krizinden ölmeden önce hayatla barışmasını anlatır.

Updike’ın tarzı günümüz yazarlarının hepsinden görkemlidir; kısa öyküleri ise bu tarzın çeşitliliğinin ve yaratıcılığının çarpıcı örneklerini sunar.

Norman Mailer
Norman Mailer (©AP Images)

 

Norman Mailer (1923- )

Norman Mailer kendini 1960 ve 70’li yılların en göz önünde bulunan romancısı haline getirmiştir. Mailer, düzen karşıtı bir yayın olan ve New York’ta haftalık olarak çıkarılan The Village Voice’un kurucularındandır. Mailer siyasi görüşleri çerçevesinde kendini tanınan bir insan yapmıştır. Hayat tecrübesi edinmek için duyduğu iştah, her şeyi dolu dolu yaşayıp anlatma tarzı, arsız üslûbu ve çarpıcı biçimde çok ünlü bir insan olmasıyla Mailer, Ernest Hemingway’in izinden gider. Mailer, Başkan John F. Kennedy’nin suikaste uğramasını, Vietnam Savaşı protestolarını, siyahların özgürlüğünü ve kadın hareketini iyi bir noktadan izleyebilmek için hippi, varoluşçu ve maço erkek modelini yaratmıştır (Kate Millett Sexual Politics (Cinsel Politika) adlı kitabında Mailer’ı erkek şovenist arketipi olarak tanımlamaktadır). Zaptedilmesi mümkün olmayan Mailer altı kez evlenmiş ve New York belediye başkanlığı için yarışmıştır.

1968 ABD başkanlık toplantılarının bir çözümlemesi olan Miami and the Siege of Chicago (1968) ile The Executioner's Song (1979) adlı hükümlü bir katilin idamına ilişkin iddialı incelemesi gibi Yeni Gazetecilik uygulamalarından sonra Mailer büyük bir hırsla yazmaya başlamıştır; Antik Mısır’da geçen Ancient Evenings (1983) ve ABD İstihbarat Teşkilatı’nda (CIA)geçen Harlot's Ghost (1991) gibi romanları çok ses getirmeyen başarısız eserler olmalarına rağmen bu hırsın ürünüdür.

Toni Morrison
Toni Morrison (©AP Images)

Toni Morrison (1931- )

Afro-Amerikalı romancı Toni Morrison Ohio’da, maneviyata önem veren bir ailede dünyaya geldi. Washington DC’de bulunan Howard Üniversitesine girdi, Washington’da bulunan önemli bir yayınevinde üst düzey editör olarak çalıştı ve çeşitli üniversitelerde saygın bir profesör olarak ders verdi.

Morrison’ın zengin bir biçimde dokuduğu kurguları dünya çapında övgü topladı. Gerçekten güçlü duygular uyandıran ve geniş bir tablo çizen romanlarında siyahların karmaşık kimliklerini evrensel bir biçimde ele alır. İlk kitabı The Bluest Eye (En Mavi Göz) (1970), güçlü bir iradeye sahip siyahi bir kız, istismarcı babası yüzünden deliren Pecola Breedlove’ın hikâyesini anlatır. Pecola, kara gözlerinin sihirli bir biçimde maviye dönüşeceğine ve böylece daha sevimli görüneceğine inanır. Morrison bu roman aracılığıyla aslında kendi kimlik duygusunu yarattığını söyler: "Ben Pecola’ydım, Claudia’ydım, herkestim."

Sula‘da (1973) iki kadının güçlü bağlarla örülmüş dostluğu anlatılır.. Morrison Afro-Amerikan kadınları tek tip olarak değil, benzersiz, tamamıyla bireysel karakterler olarak betimler. Morrison'ın Song of Solomon (Solomon’un Şarkısı) (1977) adlı kitabı birkaç ödül almıştır. Kitapta Milkman Dead adlı siyahi bir adamın ailesi ve toplumla olan karmaşık ilişkisi anlatılır. Beloved (1987) çocuklarının köle olarak yaşamasına göz yummaktansa, onları öldürmeyi yeğleyen bir annenin yürekleri dağlayan hikâyesini anlatır.. Kitapta gizemli bir karakter tasvir edilerek büyülü gerçekçiliğin düşsel teknikleri kullanılır; bu gizemli karakter Beloved’dır ve boğazını kesen annesiyle hayata döner. Jazz (1992), 1920’lerin Harlem’inde geçer; bir aşk ve cinayet hikâyesidir.. Morrison 1993 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü almıştır.

Çağdaş Edebiyat

20. yüzyıl bitip 21. yüzyıl başlarken, büyük toplumsal ve coğrafi hareketlilik, İnternet, göç ve küreselleşme, kültürel bölünme bağlamı içinde yalnızca öznel bir sesi vurguladı. Bazı çağdaş yazarlar daha sessiz, daha erişilebilir sesleri anlatmaya yöneldiler. Çoğu nesir yazarı için bir bütün olarak ülkeden ziyade bölge betimlenen coğrafya olmuştur.

Louise Glück
Louise Glück (©AP Images)

Louise Glück (1943- )

Louise Glück en etkileyici çağdaş şairlerden biridir. New York’ta doğan Glück 2003—2004 yılı ABD şair ödülünü almıştır. Glück, ablasının ölümü nedeniyle duyduğu ve onu asla terk etmeyen bir suçluluk duygusuyla büyür. Sarah Lawrence College ve Columbia University’de şair Leonie Adams ve Stanley Kunitz ile birlikte okur. Glück’ün şiirleri genellikle kişinin aniden ve acı biçimde bir yakınını veya bir şeyini kaybedişini anlatır. Glück her kitabında yeni teknikler denemeye çalışır; bu da onun eserlerini özetlemeyi zorlaştırır. Glück'ün The Wild Iris (Vahşi Zambak) (1992) adlı unutulmaz şiir derlemesinde farklı çiçek türlerinin ağzından kısa metafizik monolglar verilir. Kitaba adını veren şiir bir çeşit diriliş arayışıdır ve Glück’ün bütün eserinin epigrafisi niteliğindedir. Bütün kış uyuyan bir çiçek soğanından filizlenen ve muhteşem güzellikte koyu mavi bir çiçek olan vahşi zambak şöyle der: "Bilinçlilik kara dünyayı / örterken / hayatta kalmak korkunç şey."

Hayatımın tam ortasından
masmavi deniz suyu üstündeki
koyu mavi gölgelerle bir kaynak fışkırdı.

Billy Collins
Billy Collins (©AP Images)

Billy Collins (1941- )

Billy Collins’in şiirleri okuru mest eder, cana can katar. Collins günlük yaşamın bin bir ayrıntısının kaydını tutmak için günlük dili kullanır; yiyip içmek, ev işleri ve yazı yazma gibi gündelik olayları kültürel göndermelerle özgürce karıştırır. Eserlerinde kullandığı mizah ve tarzının özgünlüğü kendisine büyük bir okur kitlesi kazandırmıştır. Ne var ki bazı hayranları Collins’in şiirlerinin anlaşılması kolay olduğunu düşünse de, şair hayal dünyasına yaptığı beklenmedik kaçamaklarla gizemli bir dünyaya açılır.

Collins’inki ehlileştirilmiş bir gerçeküstücülük biçimidir. En güzel şiirleri okuru hızla gerçeküstü âlemlere götürür; şiirin sonunda ise okura dinlenebileceği duygusal bir liman sunar. Sailing Alone Around the Room: New and Selected Poems (2001) adlı şiir derlemesindeki “The Dead” (Ölüler) adlı kısa şiiri Collins'in hayal dünyasına yaptığı kaçamak ile tıpkı bir kuşun dinlenmek için bir dala konmasını andıran yumuşak inişi hakkında fikir verir...

Ölüler bize hep yukarıdan bakıyor, diyorlar
biz ayakkabılarımızı giyip sandviç hazırlarken,
onlar ağır ağır sonsuzluğa kürek çekerek
Cennetin sırça teknelerinden bize bakıyorlar.

Annie Proulx
Annie Proulx (©AP Images)

Annie Proulx (1935- )

Çarpıcı stilist Annie Proulx, Heart Songs (Yürek Şarkıları) (1988) adlı kitabında kuzeyli New England’lıların mücadele öykülerini işler. En iyi romanı The Shipping News (Çok Özel Haber) (1993) ise daha da kuzeyde, Kanada’daki Newfoundland’de geçer. Proulx Batı’da da yaşamıştır; kısa öykülerinden biri 2006’da çıkan “Brokeback Mountain” filmine esin kaynağı olmuştur.

 

 

 

Richard Ford
Richard Ford (©AP Images)

Richard Ford (1944- )

Mississippi doğumlu Richard Ford, Faulkner tarzında yazmaya başlamıştır; ancak ustaca kaleme alınmış en ünlü romanı The Sportswriter (Spor Yazarı) (1986) ile bu romanın devamı Independence Day (Bağımsızlık Günü) (l995) New Jersey’de geçer. Independence Dayi hayal âleminde yaşayan aylak bir adam olan Frank Bascomb’u konu alır. Bascomb hayatına anlam katan her şeyi; oğlunu, kurgu yazarı olma hayalini, evliliğini, sevenlerini, arkadaşlarını ve işini kaybeder. Bascombe hassas ve zeki bir adamdır; seçimlerini kendi deyimiyle “korkunç br pişmanlığın vereceğ acıyı başka yönlere saptırmak için” yapar. Kahramanın adı bilinmeyen ağaçlıklı yollar ve çıplak yeni iskân yerleri boyunca yaptığı yolculuklarda hissettiği boşluk duygusu, Ford’un ülke çapında yaşanan genel keyifsizlik ve hoşnutsuzluk görüşünün sessiz kanıtıdır .

Amy Tan
Amy Tan (©AP Images)

Amy Tan (1952- )

Kuzey California zengin bir Asya-Amerikan yazını geleneğine ev sahipliği yapar; bu eserlerin belirgin temaları aile ve cinsiyet rolleri, kuşaklar arası çatışma ve kimlik arayışıdır. California’lı Asya kökenli Amerikan yazarlardan biri de Amy Tan’dir; yazarın en çok satanlar listesine giren romanı The Joy Luck Club 1993 yılına damgasını vuran filmlerden biri olmuştur. Romanın birbirine bağlı hikâyelerden oluşan bölümlerinde dört anne ve kızlarının farklı kaderleri anlatılır. İki üvey kız kardeşin hikâyesini anlatan The Hundred Secret Senses (Yüz Gizli Duygu) (1995) ile bir kızın annesine bakmasının anlatıldığı The Bonesetter's Daughter (Çıkıkçının Kızı) (2001) da Tan'in eski zaman Çin’inde ve bugünün Amerika’sında geçen romanları arasındadır.

Sherman Alexie
Sherman Alexie (©AP Images)

Sherman Alexie (1966- )

Spokane/Coeur d'Alene’li bir Kızılderili olan Sherman Alexie, ülke çapında üne kavuşmuş en genç Yerli-Amerikan romancıdır. Alexie geleneksel ve popüler kültürün tuhaf karışımı ışığında Kızılderili yaşamını dramatize etmeden, mizahi bir dille anlatır. Reservation Blues (1995) ile The Lone Ranger and Tonto Fistfight in Heaven (Yalnız Kovboy ile Apaçi’nin Cennette Yumruk Kavgası) (1993) adlı kitapları, yazarın hikâye derlemeleri arasında yer almaktadır. The Lone Ranger and Tonto Fistfight in Heaven, Kızılderili yaşamına ilişkin çarpıcı bir film olan Smoke Signals (Duman İşaretleri)‘a (1998) esin kaynağı olmuştur. Filmin senaryosunu Alexie yazmıştır. r. r. Alexie'in en son çıkan hikâye derlemesi The Toughest Indian in the World (Dünyanın En Sert Kızılderilisi) (2000) adlı kitaptır.

ara çubuğu

 

 
Back to Top


Bu site ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgilendirme Dairesi tarafından oluşturulmuş ve güncellenmektedir. Diğer internet sitelerine olan bağlantılar, orada belirtilen düşüncelerin tasvip edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır.